-----------------------------------------------
1.6. Milletvekilleri ve bakanlar hakkında



1.6.01. Necla Arat
(profesör, felsefe; milletvekili, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP)) :
“Ernst Cassirer ve S. K. Langer'de Sembolik Form Olarak Sanat” başlıklı doktora tezinin (1969, İstanbul Üniversitesi) tamamen çalıntı (aşırma; intihal) olduğu, önsöz ve bibliyografya hariç 181 sayfanın incelendiği, 10-15 sayfa dışında kalan bölümlerinin tamamının, "Cassirrer'e göre" ya da "Langer'e göre" diye belirtilen bölümlerden oluştuğu, kalan kısımların ise yine iki yazardan, kaynak belirtilmeden yapılan alıntılarla oluşturulduğu
iddia edildi.
“18. Yüzyıl İngiliz Felsefesinde Ethik ve Estetik Değerler Arasındaki İlgi Sorunu” isimli doçentlik tezini (1975, İstanbul Üniversitesi),
"Önüne kitabı alıp, satır satır çevirip yayınladığı, çaldığı kitaptan bazen bir satırı, bazen birkaç cümleyi alıntı olarak gösterdiği, ancak alıntının öncesi ve sonrasını kendi fikriymiş gibi yazmakta bir sakınca görmediği"
iddia edildi.
Necla Arat, “profesör” ünvanı almak için, İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesinde bir tez hazırladı. Tezi görüşen kurulda oylar kilitlendi; 5 üyeden 2'si lehte, 2'si aleyhte, 1'i de çekimser oy kullandı. Bu durum üzerine, tez bir üst kurula gönderildi. Üst kurul, daha önce konuyu görüşen bilim kurulunun üyelerinden birinin hazırladığı “intihal” (çalıntı, aşırma) iddialarını belgeleyen bir rapordan haberdar olunca, raporu incelemesi için bir komisyon oluşturdu. Kurul, Necla Arat'ın “profesörlük takdim tezi”nin intihal (çalıntı, aşırma) olup olmadığını araştırdı ve bir rapor hazırladı (08.06.1981). Raporda Necla Arat'ın fikir hırsızlığı (intihal; çalıntı, aşırma) yaptığı kanıtlandı, "Sonuç" bölümünde şu ifadelere yer verildi:
"Görüldüğü üzere Necla Arat'ın 218 sayfalık tezinin sadece 20 sayfa kadar tutan bir kısmının orijinal mi yoksa bir yerden aktarma mı olduğu tespit edilememekle birlikte, geri kalan 200 sayfalık kısmı, tamamen intihalden ibarettir. Bütün bu intihaller, bahis konusu kitaplardan yaptırdığımız fotokopi sayfalarındaki fotokopi numaralarıyla 'Tez'deki paragraf numaraları birlikte takip edilmek suretiyle, İngilizce bilen herkes tarafından kolayca görülebilecektir". Rapora göre “Ahlak Felsefesi adını taşıyan tez, 3 ayrı İngilizce kitaptan tercüme yoluyla derlenerek hazırlanmış. Böyle durumlarda hep yapıldığı gibi, Necla Arat, iz şaşırtsın diye, serbestçe yararlandığı o 3 kitabın adını bile anmamış”.
Raporda, o kitaplarla tez arasındaki fikir ve ifade beraberliğini satır satır gösterildi. Üst komisyon (bilim jürisi) bu bulgu üzerine, tezi geri çevirdi,
“intihal (çalıntı, aşırma) suçlusu” Necla Arat'ın üniversiteyle ilişkisinin kesilmesini
talep etti. İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Yönetim Kurulu,
intihal (çalıntı, aşırma) gerekçesiyle Necla Arat'ın üniversiteden 6 ay uzaklaştırılmasına
karar verdi (25.05.1982). Necla Arat 6 ay sonra üniversiteye döndü, bu durumu bilenlerin ortadan çekilmesini sabırla bekledi, 1988 yılında, YÖK profesörü oldu.
Necla Arat'ın eşi Nedim Arat (eski albay), 9.Mart.1971 başarısız darbe girişimin cuntacılarından olduğu iddiasıyla ordudan atıldı.
2007'de sivil görünümlü kuruluşlarca hükümet karşıtı mitingler düzenlendi. Necla Arat, bu mitinglere öncülük eden 4-5 kişiden biriydi. Bu mitinglerin diğer öncülerinden bazıları, Ergenekon Terör Örgütü (ETÖ) davası (Temmuz.2008'de başladı) adıyla bilinen davalarda ETÖ yöneticisi oldukları iddiasıyla tutuklu yargılanıyorlar [94][95][96]. Diğer bir öncü Nur Serter (profesör), İstanbul Üniversitesi'nde Kemal Alemdaroğlu'nun (rektör) yardımcısıydı. Kemal Alemdaroğlu da ETÖ davalarında ETÖ yöneticisi olduğu iddiasıyla tutuksuz yargılanıyor (Temmuz.2008'de başladı) [94][95][96]. 2007 miting organizasyonları sırasında Necla Arat hakkındaki intihal (çalıntı, aşırma) iddiaları basında hatırlatıldı, Necla Arat bu iddiaları inkar etti, yaptığı iddia edilen intihallerin (çalıntı, aşırma) belgeleri bazı gazetelerde yayınlandı. Necla Arat ve Nur Serter, bu mitinglerin ardından milletvekili seçildi (Temmuz.2007). (örnek kaynaklar : [11], [12], [13]).
-----------------------------------------------
-----------------------------------------------


1.6.03. Ali Rıza Ertemür
-----------------------------------------------
1.6. Milletvekilleri ve bakanlar hakkında



1.6.01. Necla Arat
(profesör, felsefe; milletvekili, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP)) :
“Ernst Cassirer ve S. K. Langer'de Sembolik Form Olarak Sanat” başlıklı doktora tezinin (1969, İstanbul Üniversitesi) tamamen çalıntı (aşırma; intihal) olduğu, önsöz ve bibliyografya hariç 181 sayfanın incelendiği, 10-15 sayfa dışında kalan bölümlerinin tamamının, "Cassirrer'e göre" ya da "Langer'e göre" diye belirtilen bölümlerden oluştuğu, kalan kısımların ise yine iki yazardan, kaynak belirtilmeden yapılan alıntılarla oluşturulduğu
iddia edildi.
“18. Yüzyıl İngiliz Felsefesinde Ethik ve Estetik Değerler Arasındaki İlgi Sorunu” isimli doçentlik tezini (1975, İstanbul Üniversitesi),
"Önüne kitabı alıp, satır satır çevirip yayınladığı, çaldığı kitaptan bazen bir satırı, bazen birkaç cümleyi alıntı olarak gösterdiği, ancak alıntının öncesi ve sonrasını kendi fikriymiş gibi yazmakta bir sakınca görmediği"
iddia edildi.
Necla Arat, “profesör” ünvanı almak için, İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesinde bir tez hazırladı. Tezi görüşen kurulda oylar kilitlendi; 5 üyeden 2'si lehte, 2'si aleyhte, 1'i de çekimser oy kullandı. Bu durum üzerine, tez bir üst kurula gönderildi. Üst kurul, daha önce konuyu görüşen bilim kurulunun üyelerinden birinin hazırladığı “intihal” (çalıntı, aşırma) iddialarını belgeleyen bir rapordan haberdar olunca, raporu incelemesi için bir komisyon oluşturdu. Kurul, Necla Arat'ın “profesörlük takdim tezi”nin intihal (çalıntı, aşırma) olup olmadığını araştırdı ve bir rapor hazırladı (08.06.1981). Raporda Necla Arat'ın fikir hırsızlığı (intihal; çalıntı, aşırma) yaptığı kanıtlandı, "Sonuç" bölümünde şu ifadelere yer verildi:
"Görüldüğü üzere Necla Arat'ın 218 sayfalık tezinin sadece 20 sayfa kadar tutan bir kısmının orijinal mi yoksa bir yerden aktarma mı olduğu tespit edilememekle birlikte, geri kalan 200 sayfalık kısmı, tamamen intihalden ibarettir. Bütün bu intihaller, bahis konusu kitaplardan yaptırdığımız fotokopi sayfalarındaki fotokopi numaralarıyla 'Tez'deki paragraf numaraları birlikte takip edilmek suretiyle, İngilizce bilen herkes tarafından kolayca görülebilecektir". Rapora göre “Ahlak Felsefesi adını taşıyan tez, 3 ayrı İngilizce kitaptan tercüme yoluyla derlenerek hazırlanmış. Böyle durumlarda hep yapıldığı gibi, Necla Arat, iz şaşırtsın diye, serbestçe yararlandığı o 3 kitabın adını bile anmamış”.
Raporda, o kitaplarla tez arasındaki fikir ve ifade beraberliğini satır satır gösterildi. Üst komisyon (bilim jürisi) bu bulgu üzerine, tezi geri çevirdi,
“intihal (çalıntı, aşırma) suçlusu” Necla Arat'ın üniversiteyle ilişkisinin kesilmesini
talep etti. İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Yönetim Kurulu,
intihal (çalıntı, aşırma) gerekçesiyle Necla Arat'ın üniversiteden 6 ay uzaklaştırılmasına
karar verdi (25.05.1982). Necla Arat 6 ay sonra üniversiteye döndü, bu durumu bilenlerin ortadan çekilmesini sabırla bekledi, 1988 yılında, YÖK profesörü oldu.
Necla Arat'ın eşi Nedim Arat (eski albay), 9.Mart.1971 başarısız darbe girişimin cuntacılarından olduğu iddiasıyla ordudan atıldı.
2007'de sivil görünümlü kuruluşlarca hükümet karşıtı mitingler düzenlendi. Necla Arat, bu mitinglere öncülük eden 4-5 kişiden biriydi. Bu mitinglerin diğer öncülerinden bazıları, Ergenekon Terör Örgütü (ETÖ) davası (Temmuz.2008'de başladı) adıyla bilinen davalarda ETÖ yöneticisi oldukları iddiasıyla tutuklu yargılanıyorlar [94][95][96]. Diğer bir öncü Nur Serter (profesör), İstanbul Üniversitesi'nde Kemal Alemdaroğlu'nun (rektör) yardımcısıydı. Kemal Alemdaroğlu da ETÖ davalarında ETÖ yöneticisi olduğu iddiasıyla tutuksuz yargılanıyor (Temmuz.2008'de başladı) [94][95][96]. 2007 miting organizasyonları sırasında Necla Arat hakkındaki intihal (çalıntı, aşırma) iddiaları basında hatırlatıldı, Necla Arat bu iddiaları inkar etti, yaptığı iddia edilen intihallerin (çalıntı, aşırma) belgeleri bazı gazetelerde yayınlandı. Necla Arat ve Nur Serter, bu mitinglerin ardından milletvekili seçildi (Temmuz.2007). (örnek kaynaklar : [11], [12], [13]).
-----------------------------------------------
-----------------------------------------------



( Milletvekili , Denizli , CHP )
Ali Rıza Ertemür , üniversite giriş sınavında (1980) yerine başkasını soktu ; bu sebeple
Denizli 2. Ağır Ceza Mahkemesi , sahtecilik gerekçesiyle 1 yıl 8 ay ağır hapis cezası verdi.
Bu durum Şubat.2008 'da ortaya çıktı ; Ali Rıza Ertemür'ün milletvekilliği tartışmalı hale geldi.
Hukukçular, Ali Rıza Ertemür'ün milletvekilliğinin düşmesi gerektiğini belirtti.
Denizli İl Seçim Kurulu yetkilileri, kararın Yüksek Seçim Kurulu (YSK)'nda olduğunu bildirdi.
Denizli Barosu Başkanı Adil Demir, Milletvekili Seçimi Kanunu'nun 11.f maddesine göre, Ali Rıza Ertemür'ün milletvekilliğinin düşmesi gerektiğini belirtti. Adil Demir, bu maddeye göre,
affa uğramış olsalar bile sahtecilik suçundan mahkûm olanların hukuki ehliyetsizlikleri olduğunu,
seçilmeden önce mahkeme tarafından "memnu haklarının iadesine" karar verilmemişse milletvekilliğinin düşeceğini
söyledi. Adil Demir,
"Seçim kurullarının, milletvekillerinin seçilme yeterliliğini sadece sabıka kaydıyla değil, adli arşiv sicil kaydıyla beraber incelemesi gerekir. Bunlar sabıka kaydında görünmez, beş yıl geçtiyse arşive kaldırılır. 22 Temmuz milletvekili seçimlerinden önce mahkeme tarafından memnu haklarının iadesine dair karar alınmamışsa seçilme yeterliliğinin olmadığı anlaşıldığında, YSK'nın TBMM'ye bildirmesiyle milletvekilliği düşer. Karar alınmışsa devam eder."
dedi.
Bu durum , Denizli CHP teşkilatında bazı muhalif isimler, Ali Rıza Ertemür'ün hapis cezası aldığına dair mahkeme kararını dağıtmasıyla ortaya çıktı. Söz konusu mahkeme ilamı ve bilgi notunda, Ali Rıza Ertemür'ün
1 yıl 8 ay ceza aldığı ,
37 gün cezaevinde kaldıktan sonra
kalan kısmın paraya çevrildiği
belirtiliyordu.
Ali Rıza Ertemür, bunun üzerine,
"30 yıl önceki olayı, kongre sürecinde sözde siyaset yapma adına dağıtmışlar. Parti içinde kendine yer bulamayan insanlar, böyle bir sığ politika yapıyor. Siciller zaten temizlenmiş, yoksa nasıl siyaset yapabilirsiniz?"
dedi.
Milletvekili Seçimi Kanunu 11-f. maddesinde,
affa uğramış olsalar dahi
aşağıdaki suçlardan mahkûm olanların
milletvekili seçilemeyeceği belirtilmektedir :
"Zimmet, ihtilâs, irtikâp, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, inancı kötüye kullanma, dolanlı iflâs gibi
yüz kızartıcı suçlar.
İstimal ve istihlâk kaçakçılığı dışında kalan
kaçakçılık suçları.
Resmî ihale ve alım satımlara fesat karıştırma veya
devlet sırlarını açığa vurma suçlarından
biriyle mahkûm olanlar."
Ali Rıza Ertemür , üniversite giriş sınavında (1980) yerine başkasını soktu ; bu sebeple
Denizli 2. Ağır Ceza Mahkemesi , sahtecilik gerekçesiyle 1 yıl 8 ay ağır hapis cezası verdi.
Bu durum Şubat.2008 'da ortaya çıktı ; Ali Rıza Ertemür'ün milletvekilliği tartışmalı hale geldi.
Hukukçular, Ali Rıza Ertemür'ün milletvekilliğinin düşmesi gerektiğini belirtti.
Denizli İl Seçim Kurulu yetkilileri, kararın Yüksek Seçim Kurulu (YSK)'nda olduğunu bildirdi.
Denizli Barosu Başkanı Adil Demir, Milletvekili Seçimi Kanunu'nun 11.f maddesine göre, Ali Rıza Ertemür'ün milletvekilliğinin düşmesi gerektiğini belirtti. Adil Demir, bu maddeye göre,
affa uğramış olsalar bile sahtecilik suçundan mahkûm olanların hukuki ehliyetsizlikleri olduğunu,
seçilmeden önce mahkeme tarafından "memnu haklarının iadesine" karar verilmemişse milletvekilliğinin düşeceğini
söyledi. Adil Demir,
"Seçim kurullarının, milletvekillerinin seçilme yeterliliğini sadece sabıka kaydıyla değil, adli arşiv sicil kaydıyla beraber incelemesi gerekir. Bunlar sabıka kaydında görünmez, beş yıl geçtiyse arşive kaldırılır. 22 Temmuz milletvekili seçimlerinden önce mahkeme tarafından memnu haklarının iadesine dair karar alınmamışsa seçilme yeterliliğinin olmadığı anlaşıldığında, YSK'nın TBMM'ye bildirmesiyle milletvekilliği düşer. Karar alınmışsa devam eder."
dedi.
Bu durum , Denizli CHP teşkilatında bazı muhalif isimler, Ali Rıza Ertemür'ün hapis cezası aldığına dair mahkeme kararını dağıtmasıyla ortaya çıktı. Söz konusu mahkeme ilamı ve bilgi notunda, Ali Rıza Ertemür'ün
1 yıl 8 ay ceza aldığı ,
37 gün cezaevinde kaldıktan sonra
kalan kısmın paraya çevrildiği
belirtiliyordu.
Ali Rıza Ertemür, bunun üzerine,
"30 yıl önceki olayı, kongre sürecinde sözde siyaset yapma adına dağıtmışlar. Parti içinde kendine yer bulamayan insanlar, böyle bir sığ politika yapıyor. Siciller zaten temizlenmiş, yoksa nasıl siyaset yapabilirsiniz?"
dedi.
Milletvekili Seçimi Kanunu 11-f. maddesinde,
affa uğramış olsalar dahi
aşağıdaki suçlardan mahkûm olanların
milletvekili seçilemeyeceği belirtilmektedir :
"Zimmet, ihtilâs, irtikâp, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, inancı kötüye kullanma, dolanlı iflâs gibi
yüz kızartıcı suçlar.
İstimal ve istihlâk kaçakçılığı dışında kalan
kaçakçılık suçları.
Resmî ihale ve alım satımlara fesat karıştırma veya
devlet sırlarını açığa vurma suçlarından
biriyle mahkûm olanlar."
-----------------------------------------------